Yemek Tarifleri ve Gezi Rehberim
Gözüme çarpan tarifleri ve gezi notlarını paylaştığım not defterim
Püf Noktası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fondü

Cuma, Nisan 24, 2009

18. yüzyılda İsviçre’de ortaya çıktı: Peynir bir kapta eritiliyor, uzun çatallarla ekmek ve sebze parçaları bandırılarak yeniyor. Peynirin içinde eritildiği toprak ya da dökme demir kap, masada hafif bir ateş üzerine oturtularak sıcak tutuluyor. İsviçre fondüsünün geleneksel tarifinde gravyer ve Emmental peyniri, bu peynirleri doğrudan ateşten koruyan ve güzel bir tat veren sek beyaz şarap, taze peynirin tadının acı olmasını engelleyen vişne brendisi (kirsch), peynirin dağılmasını engelleyen mısır unu var. Fondünün etlisi, sebzelisi, çikolatalısı da yapılıyor. Yine geleneksel bir İsviçre yemeği olan raklet ise, raklet peynirinin kızartılmasıyla hazırlanıyor.
Read On 0 yorum

KÖRÜLİ VE YOĞURTLU TAVUK

Çarşamba, Nisan 08, 2009

280 kalori...Hazırlama süresi: 15 dakika...Pişirme süresi: 20 dakika...2 kişilik

Gerekli malzeme

200 gr tavuk but
Yarım küçük kâse
light yoğurt
1 soğan
1 kahve fincanı sıcak su
2 dal maydanoz
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1'er tutam köri ve zencefil
Tuz

Hazırlanışı
Tavuk budunun derilerini temizleyin. Soğanı soyup kıyın. Maydanozu temizleyip kıyın. Yoğurdu krema kıvamında çırpın. Zeytinyağını tavada ısıtın. Köri ve zencefili ekleyip karıştırın. Soğan ve eti ilave edip sote edin. Suyu ekleyip kapağını kapatın ve kısık ateşte 15-20 dakika pişirin. Ocaktan alıp tavuğun üzerine yoğurdu sürün. 10 dakika kapağı kapalı olarak bekletip servis tabağına alın. Kıyılmış maydanozla süsleyip servis yapın.

Püf noktası
Tavuğu pişirirken derisini mutlaka alın. Derisi alınmamış 100 gr tavuğun kalorisi 171, derisi çıkarılmış tavuğunki ise 110'dur.

Read On 0 yorum

Kalçalarınızı forma sokun

Çarşamba, Nisan 08, 2009

Kalçalarınız, en sevdiğiniz bikini ile aranızda koca bir engel gibi mi duruyor? O zaman, bu hareketleri bıkmadan, usanmadan 3 hafta düzenli olarak uygulayın. Ve o bikiniyi giyip aynaya tekrar bir bakın!

Otur ve kalk

Ayaklarınızı omuz hizasında açın, sırtınız dik tutarak ayakta durun. Kollarınızı yere paralel tutarak öne doğru uzatın. Bu pozisyonda; sırtınız düz, kollar önde yere oturur gibi eğilin ve tekrar ayağa kalkın. Bu harekette dikkat etmeniz gereken şey yere tam oturmamanız ve sırtınızın dik olması. Eğer bel ve boyun rahatsızlığınız varsa bu hareketi bir duvara yaslanarak da yapabilirsiniz. Hareketi 15 kez tekrarlayın.

Beşik gibi sallan

A. Yere yüzüstü yatın. Kollarınızı ileri doğru uzatıp, başınızla karşıya bakın. İlk olarak sağ elinizle sol bacağınızı çapraz olarak havaya kaldırın. Sonra sol el ve sağ bacağınızı havaya kaldırın. Hareketi düzenli nefes alıp vererek ve karşıya bakarak devam ettirin. 20 kez tekrarlayın.

B. İlk hareketi tamamladıktan sonra kollarınızı vücudunuzun iki yanına alın. Çeneniz yere paralel olacak şekilde uzanın. İlk önce sağ bacağınızı havaya kaldırıp indirerek 20 kez tekrarlayın. Daha sonra sol bacağınızı kaldırın. Hareketi tamamladıktan sonra ellerinizle ayak bileklerinizi tutun ve ileri bakarak vücudunuzu sallayın.

Bacaklar havaya

Yere sırt üstü uzanın. Bacaklarınızı 45 derecelik bir açıyla havaya kaldırın. Ellerinizi de bacaklarınıza paralel olacak şekilde havaya kaldırın. Bu pozisyonda ayaklarınızı aşağı yukarı hareket ettirin. Ellerinizle yukarı uzanır gibi yapın, boynunuzun yerde olmasına dikkat edin. Hareketi yaparken düzenli olarak nefes almayı unutmayın. 20 kez tekrarlayın.

Read On 0 yorum

GÜZELLİK KOKTEYLLERİ

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Taze meyve ve sebzelerle hazırlanan bu karışımların her biri adeta bir güzellik iksiri! Hazırlayın ve etkilerini yitirmemeleri için saniyeler içinde tüketin.

SMİLE

Cildi nemlendiriyor.
Malzemeler: 3 adet yeşil elma, 2 adet limon, 1 kök taze zencefil
Hazırlanışı: Tüm malzemelerin suyunu sıkın ve birbiriyle karıştırın. İçine bol buz ilave edin.
Kalori: 110 Yağ: 0 gr Karbonhidrat: 32 gr Protein: 20 gr

TANGY TONİC

Toksinleri vücuttan atıyor.
Malzemeler: 1 demet ıspanak, 3’er adet salatalık ve havuç, 1 demet maydanoz.
Hazırlanışı: malzemelerin tümünü katı meyve sıkacağından geçirin. Elde ettiğiniz karışıma 5-6 parça buz ilave edin.
Kalori: 307 Yağ: 1 gr Karbonhidrat: 54 gr Protein: 16 gr

BURNER

Yağları yakıyor.
Malzemeler: 3 adet domates, 1’er adet limon ve kereviz (orta boy), isteğe göre tuz, karabiber, 5 damla acı sos.
Hazırlanışı: Malzemelerin suyunu sıkın. Bol buz ilave edin.
Kalori: 175 Yağ: 2,3 gr Karbonhidrat: 25 gr Protein: 4,5 gr
Read On 0 yorum

Somon Filetosu

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Malzemeler
200 gr somon filetosu, 100 gr roka, 80 gr kiraz domates, 30 gr ceviz, 50 gr krema, 2 gr tuz, 2 gr karabiber, 10 gr balsamik sirke, 30 gr domates sos
Hazırlanışı
Somon filetosunu ızgarada pişirin. Roka, kiraz domates, ceviz, tuz, karabiber ve balsamik sirkeyi derin bir kabın içinde harmanlayın. Somon ızgara ve salatayı düz bir tabağın üzerine yerleştirin. Domatesleri ve krema sosunu ilave edin.
Kalori: 455 Yağ: 32 gr Karbonhidrat: 10 gr Protein: 28 gr

Bu Tarifde Metabolizmayı Hızlandırıyor
Read On 0 yorum

Organik Havuç Salatası

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Malzemeler
200 gr havuç, 100 gr ananas, 100 gr soya filizi, 5 gr zencefil, 30 gr limon, 0,40 gr zeytinyağı, 40 gr roka, 40 gr göbek salata, 2 gr tuz, 2 gr karabiber.
Hazırlanışı
Roka ve göbek salata yapraklarını karıştırıp zeytinyağı, limon suyu ve tuzla tatlandırın. Geri kalan malzemeyi bir kap içinde harmanlayın. Salata tabağının içine sosla lezzetlendirmiş olduğunuz yeşilliği yerleştirin. Üzerine havuç, ananas, soya filizi ve zencefil yerleştirin.
Kalori: 107 Yağ: 3 gr Karbonhidrat: 22 gr Protein: 3 gr

Bu tarifde Cildin Pürüzsüz Olmasını Sağlıyor
Read On 0 yorum

Tahıllı Penne

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Malzemeler
100 gr tahıllı penne makarna, 50 gr küçük domates, 10 gr fesleğen, 2 diş sarımsak, 30 gr taze fasulye, 40 gr enginar, 40 gr havuç, 30 gr kabak, 100 gr keçi peyniri, 20 gr zeytinyağı, tuz, karabiber
Hazırlanışı
Zeytinyağını tavada ısıtın. Üzerine ilave ettiğiniz 2 diş sarımsağı, orta ateşte 2 dakika pişirdikten sonra, geri alın. Yağa ince ince kıydığınız fesleğenleri ekleyin. Fesleğenlerin üzerine domatesleri ilave edin. Daha önceden haşlamış olduğunuz fasulye ve enginarı, domatesli sosla harmanlayın. Diğer bir tencerede makarnayı pişirip sosla karıştırın. Ateşten tavayı kaldırdığınız anda rokayı, tuzu ve biberi katın. Malzemeler karıştırıp tabağa boşaltın. Üzerine keçi peyniri dilimleri serpiştirin.
Kalori: 487 Yağ: 23 gr Karbonhidrat: 61 gr Protein: 13 gr

Bu Tarifde Saçlara Parlaklık Veriyor
Read On 0 yorum

Lahana Çorbası

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Malzemeler
100 gr beyaz lahana, 60 gr piliç göğsü, 50`şer gram havuç ve kabak, 5 gr kişniş, 40 gr un, 50 gr krema, 200 ml tavuk suyu, 2 gr tuz, 2 gr beyaz biber, 30 gr zeytinyağı.
Hazırlanışı
Tavukgöğsünü bir tencerede haşlayın. Tavuk haşlanırken içine bir dilim kuru soğan 1 adet defneyaprağı, 5-6 adet karabiber ve az miktarda tuz ilave ederek, tavuk suyunu tatlandırın. Kaynayınca süzüp, bir kaba ayırın. Lahanayı ince şeritler halinde doğrayın. Tencerenin içine bir miktar zeytinyağı döktükten sonra unu 2 dakika boyunca, sararıncaya dek kavurun. Malzemenin içine tavuk suyunu ekleyerek, çorbayı karıştırın. Kaynama noktasında suya, ince şeritler halinde doğramış olduğunuz havuçları ekleyin. Çorbayı 4 dakika kaynamaya bıraktıktan sonra ince ince doğramış olduğunuz lahanaları, kabaklan ve haşladığınız tavukları da ilave edin. Bu sırada çorbanızın içindeki sebzelerin ezilmemesine dikkat edin. Çorbanız olmaya yakın bir zamanda yaklaşık 1 - 2 dakika öncesinden kremayı, tuzu ve karabiberi de ilave edin.
Kalori: 116 Yağ: 18 gr Karbonhidrat: 7 gr Protein: 19 gr

dipnot:Toksinleri Atıyor diye altına not düşülmüş bu tarif içinde
Read On 0 yorum

Avokado ve Organik Beyaz Peynir Salatası

Çarşamba, Nisan 08, 2009
Malzemeler
200 gr avokado, 100 gr yağsız beyaz peynir, 100 gr portakal,80 gr roka, 20 gr ay çekirdeği, 20 gr zeytinyağı, 50 gr kivi, tuz, karabiber
Hazırlanışı
Roka yapraklarını tuz, biber, zeytinyağıyla marine edin. Üzerine avokado, yağsız beyaz peynir ve portakal dilimlerini yerleştirin. Derin bir kaba koyduğunuz salatanın üzerine ay çekirdeklerini serpiştirin.
Kalori: 352 Yağ: 28 gr Karbonhidrat: 7 gr Protein: 10 gr

dipnot: Vücudu Güçlendiriyor diye yazmışlar bu tarif için
Read On 0 yorum

Balı peteğiyle yemeyin

Çarşamba, Nisan 08, 2009

Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cahit İleri, balın peteğiyle tüketilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

İleri, insana enerji veren, grip ve üst solunum yolları hastalıklarının doğal ilacı olan, dengeli beslenmede vazgeçilmez besin kaynakları arasında yer alan balı tüketirken bazı inceliklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Balı peteğiyle tüketmenin çok doğru bir davranış olmadığına işaret eden İleri, “Karpuzu kabuğuyla tüketmek ne kadar doğru değilse, balı peteğiyle tüketmek de o kadar doğru değildir. Çünkü petek balın saklandığı, korunduğu, muhafaza edildiği doğal bir kaptır” dedi.

İleri, arıların doğada balı buldukları zaman hemen petek üretimine geçtiğini, topladıkları balı da hazırladıkları peteklere koyduklarını belirterek, şunları söyledi:
“Petek üretiminde kullanılan bal mumu, arıların vücutlarındaki halkaların arasından, birbirine tutunarak terleme yoluyla elde edilir. İhtiyaca göre farklı altıgenlerle petek örülür. Petek yapımı arıyı çok yormaktadır. 1 kilogram petek yapan bir arı kolonisi, 22-25 kilogram bal kaybetmiş demektir. Zor şartlarda üretilen, aynı zamanda sanayi ürünü olan bal mumunun petekli bal tüketme yoluyla çöpe atılması milli bir kayıptır.”

İleri, petekli balın içindeki bal mumunun insan organizmasına yararlı olmadığını, besleyici hiç bir değerinin bulunmadığını vurguladı.

Hazmının kolay olması, alet ve ekipmanlarla el değmeden hasat edilmesi, petekli bala oranla hesaplı olması, laboratuvarlarda incelenebilme özelliğiyle daha güvenilir olması nedeniyle tüketiciler tarafından süzme balın tercih edilmesini öneren İleri, “Petekli olan bal, süzme bala göre en az iki kat daha pahalıdır. Petekli balın yüzde 25'inin bal mumu olduğunu hesaba katarsanız bu oran üç katına çıkmaktadır. Arının yaşadığı yerin, kara kovan, sepet kovan, ağaç kovuğu ya da modern kovan olması balın kalitesine yansımamaktadır” diye konuştu.

İleri, balın, bitkilerin çiçeklerinde, yaprak diplerinde bulunan bal bezleri tarafından salgılanan nektarın, arı vasıtasıyla enzimler katılıp, su oranının yüzde 17'lere düşürüldüğü bir gıda maddesi olduğunu sözlerine ekledi.
Read On 0 yorum

Nasıl İyi Bir Bebek Menüsü Hazırlarım?

Çarşamba, Mart 25, 2009
Bebeğiniz için gün içinde hazırladığınız yemeklerde renklerle oynayın, bu işinizi kolaylaştırır. Mantık çok basit, yiyecekleri renklere ayırın ve her renkten vermeye çalışın, böylece kafanız karışmaz.

Turuncular; havuç, balkabağı
Yeşiller; ıspanak, pazı, brokoli, taze fasulye gibi.
Kırmızılar; mercimek, pancar, et
Beyazlar; soğan, pırasa, karnıbahar
Sarılar; patates, sarı mercimek, bulgur
Ayrıca kuru meyveleride demir açısından zengin oldukları için bebeğinizin menüsüne ilave edin. Tuzsuz kabak çekirdeği iyi bir çinko kaynağıdır. Tohum öğütücüsü ile iyice ezip meyve pürelerine yada çorbasına bir çay kaşığı haftada iki kere katın.
Read On 0 yorum

Bebeklere Yoğurt ve Et Ne Zaman Verilmeli?

Çarşamba, Mart 25, 2009
Yoğurt bebekler için ilk başlanan ek gıda olmamalı. Özellikle bebeğimiz emiyorsa gerekli sütü alıyordur. Yoğurdu ilk başlarda günlük olarak mayalamalısınız. Hazır yoğurtları kullanmayın. Kendiniz evde yapmaya çalışın ve yoğurdu sade yedirin. Et ve et ürünlerine 8 ci aydan itibaren başlıyabilirsiniz. Yemeklerine kavrulmuş kıyma katarak azar azar bebeğinizi ete alıştırabilirsiniz.

Bebeğime Kahvaltı Ne Zaman Vermeli?
Bebekler için kahvaltıya başlama zamanı en iyi 7 ci ay civarıdır. Bu ayda çeyrek yumurta sarısınada başlıyabilirsiniz. Kahvaltıda kullanacağınız peynir tuzsuz olmalı, en iyisi lor peyniri yada keçi peyniridir. Peyniri suda bekleterek tuzunu alabilirsiniz. Açık süt bulabilirseniz kendi lor peynirinizi yapmak çok kolay.

Kahvaltı için genelde hazır bebe bisküvileri kullanılır, bunun yerine kendiniz evde yapmaya çalışın. Yada tam buğday ekmeğinin içini ufalayabilirsiniz. Bisküvi yada ekmeği haşlanmış kuru meyve suları ile ıslatıp içine dilediğiniz meyveleri katın.
Read On 0 yorum

Bebek İçin En İyi Başlangıç Meyveleri Nelerdir?

Çarşamba, Mart 25, 2009
Sebzelerle aynı zamanda yada bir kaç gün sonra meyvelerede başlıyabilirsiniz. Meyveyi akşam üzeri yada öğleye doğru verebilirsiniz. Meyveleri cam rende ile rendeleyip suyunu süzün ve o sudan bir kaç kaşık verin. Bir kaç gün sonra püre kısmını yedirmeye başlayın. Elma, armut gibi sert meyveleri ilk başlarda buharda pişirip yumuşatarak yedirebilirsiniz. Meyvelerin bir kaç tanesini karıştırarakta yedirebilirsiniz.

En iyi başlangıç meyveleri; elma, şeftali, muz, avakado, armut. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta meyveleri mevsiminde vermek. Muz kabızlık yapabilir. Bu nedenle çok sık vermeyin.
Read On 0 yorum

Bebekler için En İyi Başlangıç Sebzeleri Nelerdir?

Çarşamba, Mart 25, 2009
Havuç, balkabağı, mevsiminde kabak, kırmızı pancar, patates. Bu sebzelerle başlıyabilirsiniz. Daha öncede önerdiğim gibi buharda pişirip az bir su ilave ederek koyu bir püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. İlk başta sadece tek bir sebze ile başlamalısınız. Daha sonra bu sebzeleri ikili, üçlü kombinasyonlarla karıştırarak basit bir bebek menüsü hazırlıyabilirsiniz. Yada basit sebze çorbaları yapabilirsiniz. Patates kabızlık yapabilir. Bu nedenle onu diğer sebzelerle karıştırarak verin.
Read On 0 yorum

Basit krokan yapımı

Salı, Mart 17, 2009

Krokan yapımı oldukça kolaydır. Burada önemli olan şekeri doğru bir şekilde eritmektir. Şekerin erime sırasında veya sonrasında kristalleşmemesi veya yanmaması gerekmektedir. Şeker, 160 dereceye ulaştıktan sonra karamelize olmaya başlar. Şekeri bu dereceye getirmenin iki yolu vardır: kuru yöntem ve yaş yöntem. Kuru yöntem ile daha kısa sürede sonuca ulaşılır ama çok hızlı karamelleşip yanmasını önlemek için sürekli karıştırmak gerekir. Yaş yöntemde ise şekere bir miktar su eklenir. Şekerin erimesi için önce suyun buharlaşıp gitmesini beklemek gerekir, dolayısı ile sürekli karıştırmaya lüzum yoktur.

Gerek zaman avantajından gerekse şeker termometresi gerektirmemesi adına kuru yöntem ile yapmayı daha pratik buluyor ve tarife geçiyorum:


GEREKLİ MALZEMELER: (1/2 kg krokan için)
- 250 gr tozşeker
- 1 tatlı kaşığı limon suyu
- 200 gr fındık (veya fıstık,ceviz,badem,susam vs…)
- Tezgahı yağlamak için bir miktar sıvıyağ

Krokanı hazırlayacağınız tezgahı (tercihen mermer) bir miktar sıvı yağ ile yağlayın. Bakır veya çelik bir tencereye şekeri ve limon suyunu koyun. Bu kabın içine girebileceği başka bir tencerenin içine soğuk su koyun, kenarda bekletin. Şekeri koyduğunuz tencereyi düşük ateşte şeker eriyip istediğiniz karamel rengini alana kadar sürekli karıştırın. Hemen ocaktan alın ve soğuk su dolu kabın içine oturtun ki pişme işlemi biran önce sonlansın. Bu aşamayı atlarsanız şekeri ocaktan alsanız bile kendi ısısı ile pişmeye devam edecek ve sonuçta şeker yanacaktır. Hemen fındıkları şekere ekleyin, her tarafları şekeri bulaşacak şekilde karıştırın ve yağladığınız tezgahın üzerine dökün. Tamamen soğuyana kadar bu şekilde bekletin. Daha sonra merdane ile üzerinden geçerek dilediğiniz ebatta parçalayın.

Krokanın en büyük düşmanı, yapış yapış olmasının baş sorumlusu rutubettir. Bu nedenle olabildiğince rutubetsiz bir ortamda çalışın ve krokanlar hazır olduğunda, hemen kullanmayacaksanız hava almayan bir kapta muhafaza edin.
Read On 0 yorum

Bebekler için Ek Gıdalara Nasıl Başlamalıyım?

Cuma, Mart 13, 2009
Öncelikle belirtmek isterimki ben ek gıda olarak bebek beslenmesi için verilen formül mama yada kaşık mamalarını kastetmiyorum.Bebeklerimizi yeni tatlara alıştırmak için hazırladığımız basit yiyeceklere ek gıda diyoruz. Bebeklere ek gıda vermemizin amacı onu yeni tatlara alıştırma, doyurmak değil. Bir çay kaşığı ile başlayıp daha sonra bir bebek öğününe dönüştürüyoruz bu nedenle bebeğinize çok fazla yedirmeye çalışmayın. Yemeği reddetmesini öğrenmesin.

İlk Başlangıç Ek Gıdaları Neler Olmalı?

Bebek için ilk başlanacak ek gıdanın ne olması gerektiği ile ilgili farklı görüşler var. En çok önerilenler meyve, yoğurt, sebze yada tahıllı yiyecekler. Ek gıdaya tatlı meyvelerle başlarsanız yada yoğurt ile başlayıp içinede tatlı bir meyve katarsanız büyük olasılıkla bebeğiniz iştahla yer ve sizde çok mutlu olursunuz. Ancak daha sonra bir çok bebek sebzeleri ve tatları reddetme eğilimi gösterir. Bebeğinizin yeme alışkanlığı bu andan itibaren başlar . Bu nedenle ben sebzelerle başlamayı öneriyorum, ki ben öyle yaptım.

En İyi Başlangıç Sebzeleri Nelerdir?

Havuç, balkabağı, mevsiminde kabak, kırmızı pancar, patates. Bu sebzelerle başlıyabilirsiniz. Daha öncede önerdiğim gibi buharda pişirip az bir su ilave ederek koyu bir püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. İlk başta sadece tek bir sebze ile başlamalısınız. Daha sonra bu sebzeleri ikili, üçlü kombinasyonlarla karıştırarak basit bir bebek menüsü hazırlıyabilirsiniz. Yada basit sebze çorbaları yapabilirsiniz. Patates kabızlık yapabilir. Bu nedenle onu diğer sebzelerle karıştırarak verin. Ben oğlumu bizimle masaya oturtur ve elimle pişirdiğim sebzeleri ezerek ağzına verirdim. Amaç tatlara alışması.

Bebek İçin En İyi Başlangıç Meyveleri Nelerdir?

Sebzelerle aynı zamanda yada bir kaç gün sonra meyvelerede başlıyabilirsiniz. Meyveyi akşam üzeri yada öğleye doğru verebilirsiniz. Meyveleri cam rende ile rendeleyip suyunu süzün ve o sudan bir kaç kaşık verin. Bir kaç gün sonra püre kısmını yedirmeye başlayın. Elma, armut gibi sert meyveleri ilk başlarda buharda pişirip yumuşatarak yedirebilirsiniz. Meyvelerin bir kaç tanesini karıştırarakta yedirebilirsiniz.

En iyi başlangıç meyveleri; elma, şeftali, muz, avakado, armut. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta meyveleri mevsiminde vermek. Muz kabızlık yapabilir. Bu nedenle çok sık vermeyin.

Yoğurt ve Et Ne Zaman Verilmeli?

Yoğurt bebekler için ilk başlanan ek gıda olmamalı. Özellikle bebeğimiz emiyorsa gerekli sütü alıyordur. Yoğurdu ilk başlarda günlük olarak mayalamalısınız. Hazır yoğurtları kullanmayın. Kendiniz evde yapmaya çalışın ve yoğurdu sade yedirin. Et ve et ürünlerine 8 ci aydan itibaren başlıyabilirsiniz. Yemeklerine kavrulmuş kıyma katarak azar azar bebeğinizi ete alıştırabilirsiniz.

Bebeğime Kahvaltı Ne Zaman Vermeli?

Bebekler için kahvaltıya başlama zamanı en iyi 7 ci ay civarıdır. Bu ayda çeyrek yumurta sarısınada başlıyabilirsiniz. Kahvaltıda kullanacağınız peynir tuzsuz olmalı, en iyisi lor peyniri yada keçi peyniridir. Peyniri suda bekleterek tuzunu alabilirsiniz. Açık süt bulabilirseniz kendi lor peynirinizi yapmak çok kolay.

Kahvaltı için genelde hazır bebe bisküvileri kullanılır, bunun yerine kendiniz evde yapmaya çalışın. Yada tam buğday ekmeğinin içini ufalayabilirsiniz. Bisküvi yada ekmeği haşlanmış kuru meyve suları ile ıslatıp içine dilediğiniz meyveleri katın. İsterseniz sitede yeralan bebek kahvaltısı tarifini deniyebilirsiniz.

Nasıl İyi Bir Bebek Menüsü Hazırlarım?

Bebeğiniz için gün içinde hazırladığınız yemeklerde renklerle oynayın, bu işinizi kolaylaştırır. Mantık çok basit, yiyecekleri renklere ayırın ve her renkten vermeye çalışın, böylece kafanız karışmaz.

* Turuncular; havuç, balkabağı
* Yeşiller; ıspanak, pazı, brokoli, taze fasulye gibi.
* Kırmızılar; mercimek, pancar, e
* Beyazlar; soğan, pırasa, karnıbaha
* Sarılar; patates, sarı mercimek, bulgur

Ayrıca kuru meyveleride demir açısından zengin oldukları için bebeğinizin menüsüne ilave edin. Tuzsuz kabak çekirdeği iyi bir çinko kaynağıdır. Tohum öğütücüsü ile iyice ezip meyve pürelerine yada çorbasına bir çay kaşığı haftada iki kere katın.
Read On 0 yorum

Brokoli nasıl pişirilir?

Cuma, Mart 13, 2009
En iyi yöntem buharda pişirme, böylece besin değerinin sadece %7 si kayboluyormuş. Buhar pişiriciniz yoksa bir tencereye biraz su koyup üzerine ateşe dayanıklı bir süzgeç yerleştirin. Brokoliyi çiçeklere ayırıp sap kısımları aşağı gelecek biçimde süzgeçe yerleştirin ve tencerenin kapağını kapatın. Su süzgeçe değmemeli. 10-15 dakika haşlayın.
Read On 0 yorum

Yoksa rüküş müsünüz?

Çarşamba, Mart 04, 2009

Bazen moda diye giyindiğiniz şeylerin aslında büyük bir hata olduğunu ancak çevrenizdekiler sizi uyarınca anlıyorsanız modanın hatalarından ders almalısınız.

Ünlü isimlerin yaptığı moda hatalarını gerek dergilerden gerekse televizyonlardan öğrenebiliyorsunuz. Peki ya sizin yaptığınız hatalar? Onları nereden öğrenmeyi düşünüyorsunuz? Siz bu sorunun cevabını düşünürken biz de sizlere modanın çok sık rastlanan hatalarını göstermeyi bir borç biliyoruz.

YANLIŞ DURUŞ

Anneniz belki de sizi genç kızlığınızdan beri uyarıyor, fakat siz bir türlü doğru şekilde durmayı başaramıyorsunuz. Oysa bir elbiseyi doğru şekilde taşımak istiyorsanız işe dik durarak başlamalısınız. Dik durmak sizi en azından 1 ya da 2 kilo daha zayıf gösterecektir. Dik durmak derken mutlaka kafanızda kitap taşır gibi yürüyün demiyoruz, fakat en azından omuzlarınızı dik tutmalısınız.

İÇ ÇAMAŞIRI

Dışınızın güzel görünmesi sizin için ne kadar önemliyse içiniz de o kadar önemlidir. Örneğin dar bir pantolon altına giyeceğiniz lastikleri kalın bir iç çamaşırı kalçanızı çok çirkin gösterecektir. Bunun yerine kalçayı kaldıran ve izleri belli olmayan bir iç çamaşırı seçebilirsiniz. Aynı şey sutyen seçiminde de geçerlidir. Bazen yanlış sutyen seçimi nedeniyle göğüsleriniz sarkık, büyük ya da olduğundan küçük görünebilir. Bu nedenle iç çamaşırı konusunda hassas davranmalısınız.

FARKLILIK

Alışverişe gittiğinizde her zaman aynı tür şeylerden almaktan vazgeçmelisiniz. Çünkü aynı şeyleri giymek modayı takip etmenizi engeller. Mutlaka en yeni modelleri giyinmeniz gerekmiyor, fakat zaman zaman kendinize yakışan farklı şeyleri almaktan da çekinmemelisiniz. Eski bir eteğinizle yeni moda bir bluzu kombine edebilir, farklı bir tarz yaratabilirsiniz.

MODA KURBANI

Modayı takip etmek demek her şeyi giyebileceğiniz anlamına gelmiyor. Örneğin; dar elbiseler moda olabilir, fakat kilolu biriyseniz bu dar elbiselerden giyinmek mecburiyetinde değilsiniz. Çünkü olduğunuzdan daha kilolu görünebilirsiniz. Yaşınıza, vücut şeklinize ve yaşam tarzınıza uygun seçimler yapmaya dikkat etmelisiniz.

AKSESUAR SEÇİMİ

Giydiklerinizi aksesuarlarla tamamlamayı sevseniz de ne bulursanız takıp, takıştırmak yanlıştır. Çünkü çok fazla aksesuar takmak giydiğiniz şeyi gölgede bırakabilir. Bunun yerine giydiklerinize uygun bir küpe ya da kolye sizi daha zarif ve güzel gösterir.

AYAKKABI SEÇİMİ

Kıyafetinize göre ayakkabı seçiminizi de doğru şekilde yapmalısınız. Abiye bir kıyafetin altına sade bir ayakkabı giyinmek kıyafetinize yansıyacak ve sizi kötü gösterecektir. Bunun yerine topuklu, klasik bir ayakkabı giyebilirsiniz. Aynı şekilde spor bir pantolonun altına klasik bir ayakkabı giyinmek yerine spor ayakkabıyı tercih etmelisiniz.

RENK SEÇİMİ

Giydiğiniz kıyafetin renkleri hem size hem de giydiğiniz diğer şeylere uymalıdır. Örneğin pembe bir eteğin üzerine yeşil bir bluz giymek olmaz. Renk uyumuna dikkat etmelisiniz. Aynı zamanda ayakkabı ve çanta seçiminde de giydiğiniz renkleri göz önünde bulundurmalı ona göre bir seçim yapmalısınız.

BÜYÜK BEDEN KIYAFETLER

Bol kıyafetlerin kiloları sakladığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz çünkü aksine vücudunuza oturmayan kıyafetler sizi şişman gösterir. Bol kıyafetler giymeyi seviyorsanız, tüm kıyafette tek parça bol kıyafet giymeye çalışmalısınız.

İNDİRİM DÖNEMİ

Sırf indirim var diye indirim döneminde giymeyeceğiniz kıyafetler almaktan vazgeçmelisiniz. Çünkü bu gereksiz dolap kalabalığından başka hiçbir işe yaramaz. Alışverişe çıktığınızda size gerekli olan şeyleri almaya özen göstermelisiniz.

Read On 0 yorum

Erkeklere bunları söylemeyin!

Çarşamba, Mart 04, 2009


Çoğu zaman erkeklerin söylediği kırıcı sözlerden şikayet etseniz de onların da ara sıra sizin gibi düşündüğü ve söylediklerinize sinirlendikleri hiç aklınıza geldi mi?

Erkekler bazen öyle sözler söylerler ki duyduklarınıza inanmakta zorluk çekersiniz. Fakat suçu sadece onlara atmak marifet değildir. Çünkü erkeklerin de duymaktan hoşlanmadığı sözler vardır.

Ay çok şirin

Siz sevdiğiniz erkeğe iltifat etmeye çalışıyor olabilirsiniz; fakat şunu bilmenizde yarar var: erkekler ‘şirin’ sözcüğünden nefret ederler. Eşiniz şık bir kıyafetle karşınıza çıktığında ona ‘çok şirin olmuşsun’ demek erkeklik gururuna hakaret etmek anlamına gelebilir. Bu nedenle ‘şirin’ sözcüğünü mümkün olduğunca az kullanmalısınız.

Konuşmamız gerek

Bu iki kelime erkeklerin arkasına bakmadan kaçmak için yer arayacağı kelimelerdir. Bu nedenle eğer bir sorununuzu paylaşmak için konuşacaksanız direkt olarak ‘konuşmamız gerek’ demeyin. Konuya girmek için uygun anı kollayın ve beklemediği bir anda konuyu açın.

Sadece bir oyun

Eşiniz futbol maçı izlerken ona ‘ Niye bu kadar önem veriyorsun, sadece bir oyun’ derseniz kalbini kırmış olursunuz. Çünkü erkekler için spor karşılaşmaları hayatlarının vazgeçilmezidir. Ona saygı gösterdiğinizi bilmesini istiyorsanız, bu tür spor aktivitelerinde ona destek olmalı, gerekirse birlikte seyretmeyi teklif etmelisiniz.

Hiçbir şey yok

Suratınız beş karış ve sinirli olduğunuz her halinizden belli. Eşiniz yanınıza gelip size ne olduğunu sorduğunda kesinlikle ‘hiçbir şey yok’ demeyin. Çünkü yüzünüz zaten sizi ele veriyordur. Onun tahmin etmesini beklerseniz daha çok beklersiniz.

Ne giymişsin öyle?

Erkekler kadınlar gibi ne giyeceklerini saatlerce düşünmezler, bu nedenle kıyafetlerin eleştirilmesinden nefret ederler. Eğer üzerindekini beğenmezseniz ona güzel bir şekilde ‘bence sana öteki daha çok yakışıyor’ demeniz yeterlidir.

Sence güzel mi?

Birlikte bir yerlere gittiğinizde gördüğünüz güzel kadın için ‘sence güzel mi?’ diye bir soru sormanız erkekleri çileden çıkartır. Çünkü hangi cevabı verirlerse versinler mutlu olamayacağınızı bilirler. ‘hayır’ deseler inanmayacaksınız, ‘evet’ deseler kavga edeceksiniz. Bu ikilemi yaratmamak adına bu soruyu da sormayın.

Read On 0 yorum

Kilolu görünüme son!

Çarşamba, Mart 04, 2009


Kıyafet tercihleriniz ile fazla kilolarınızı kapatmanız mümkün! İşte öneriler...

Desenli modellerden kaçın

Tek renk ve koyu elbiseler sizi olduğundan daha zayıf gösterir. Bunu yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını birlikte kullanabilirsiniz. Bunlar bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri olan giysilerde olabilir.

Kumaş seçiminde dikkatli olun!

Katı, sert ve vücuda yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim, hafif, yumuşak ve giyildiğinde vücudundan kayan kumaşlardır. Böylelikle hatlarınızı kapatmış olursunuz.

Kıyafeti vücudunuza göre seçin

Geniş omuzlara sahipseniz, kesinlikle vatka yada herhangi bir omuz aparatı kullanmamalısınız. Vücudunuzun üst kısmını daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler veya V yakalı üstleri tercih edebilirsiniz. Eğer omuzlarınız dar, basen kısmınız geniş ise; yani armut biçiminde bir vücuda sahipseniz, boynunuzu kalın göstermeyen, dikdörtgen kıyafetleri tercih etmelisiniz. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için ise düz etek ya da normal kesim pantolonları tercih edebilirsiniz…

Kalça ve basenlerinizi büyüklüğüne göre giyinin

Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için rahat pilili, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonları da tercih edebilirsiniz. Düz çizgili, yan cepli ya da cepsiz modeller tercih edebileceğiniz alternatifler arasında yerini alıyor. Basenleri küçük göstermek için ise beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonları tercih etmelisiniz. Basenlerini daha fazla kamufle etmek isteyenlerdenseniz, etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek uzunlukta bluz ya da bluzun üzerine örgü tunikler giyebilirsiniz.

Ayakkabıları es geçmeyin

Zayıf görünüm için sadece kıyafetler yeterli değildir. Bunlarda ayakkabılarında payı çok fazla. Eğer ayakkabılarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymemelisiniz. Onların yerine yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmelisiniz. Ayak bileğine dolanan ve kare topuklardan uzun durmalısınız. Çünkü bu topuk tercikleri bacakları olduğundan daha kısa ve kilolu gösterir.

Read On 0 yorum

Popüler Yayınlar


Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Pda Türkiye