Yemek Tarifleri ve Gezi Rehberim
Gözüme çarpan tarifleri ve gezi notlarını paylaştığım not defterim

SAFRANBOLU / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Eski evleriyle ünlü Safranbolu, Kastamonu’ya bağlı. 18. ve 19. yüzyıldan kalma Türk evleri mimarisi, işçiliği, aksesuarlarıyla turistlerin ilgi odağı. Restore edilen konakların bir kısmı otel, bir kısmı da restoran ya da kafe. Konakların kapıları, kapı tokmakları bir müzeye ait parçalarmış hissini uyandırıyor. Arasta Çarşısı belki biraz fazla turistik ama meydandaki kafede oturmak çok keyifli. Safranbolu lokumunu tatmayı ve Cinci Hanı dolaşmayı ihmal etmeyin. Hıdırlık Tepesi’ne çıktığınızda muhteşem bir manzarayla karşılaşacaksınız. Mutfak kültürü de önemli: Safranlı pilavı, cevizli yaprak helvasını tadın. Safranbolu’ya gitmişken Eflani, Yörük Köyü, Ovacık’ı ve bastonlarıyla meşhur Devrek’i de ziyaret edebilirsiniz.
Read On 2 yorum

TİREBOLU / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Giresun’un 45 kilometre doğusundaki Tirebolu, M. Ö. 7. yüzyılda Miletoslular tarafından kurulmuş. İsmi "üç şehir" anlamındaki Tripolis’ten geliyor. Bu adı, yanyana bulunan üç buruna veya Sen-Jan, Bedreme ve Andoz isimli üç kaleye bağlayanlar da var. Sen-Jan kalesi Tirebolu’nun merkezinde denize doğru uzanan yarımadada. Denizdeki bir kaya üzerine kurulan kale, 13. yüzyıldan kalma. Tarihi çeşmeler ve 120-130 yıllık konakların tarihi dokuyu hissettirdiği Tirebolu’da Yeniköy Camii, Çarşı Cami ve belediye hamamı, kıyıya yakın küçük bir adacığın üzerindeki taş ekmek fırını da görülmeye değer. Tirebolu’da koy ve plajlar da çok güzel. İlçenin batı girişindeki plaj kumuyla ünlü. Tirebolu’nun yaylalarında trekking ve Harşit Çayı’nda kano rafting yapılıyor.
Read On 0 yorum

MAÇKA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Trabzon’un Maçka ilçesi, Altındere köyündeki Sumela Manastırı’yla meşhur. Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulu bu manastıra Meryem Ana Manastırı da deniyor. Denizden bin 239, Altındere Vadisi’nden 300 metre yükseklikte. Rivayete göre, Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulmuş. Manastırın 18. yüzyılda bir çok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiş. 19. yüzyılda büyük binalar ilave edilmiş. 6 katlı manastır 72 odadan oluşuyor. Ne yazık ki freskler yer yer sökülerek alınmış. Sumela Manastırı’na 2 kilometrelik dik bir patikadan sonra 600 metrelik inişli çıkışlı bir dağ yolundan ulaşılıyor.
Read On 0 yorum

ÇAYKARA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Trabzon’a 99, Çaykara’ya 19 kilometre uzakta, deniz seviyesinden 1090 metre yüksekte bulunan Uzungöl, Türkiye’nin en güzel yerlerinden biri. Vadinin iki yanındaki yamaçlardan düşen kayaların Haldızen Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşmuş. Burada trekking, kuş gözlemi, botanik amaçlı turlar düzenleniyor. Dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu yaşıyor. Çam ve ladin ormanları muhteşem. Ahşap otel ve bungalovlar 1900 yatak kapasiteli. Uzungöl’den güneye doğru Haldızen Yaylası ve Soğanlı dağlarına devam edince 3 bin metre yüksekte karşınıza buzul gölleri çıkıyor: Balık, Aygır, Kara, Sarı, Pirömer, Buzlu, Koyun, Dipsiz, Hatalan, Sırri ve Kazıklı gölleri buzul sularıyla besleniyor.
Read On 0 yorum

AKÇAKOCA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009
Düzce’ye bağlı Akçakoca, Karadeniz’in batı ucunda. Yeşil bitki örtüsü, 35 km. uzunluğundaki kumsal, hem ilçe merkezindeki hem köylerdeki temiz plajlar, akarsular, tarihi evler, kale ve mağaralar sayesinde tanınmış bir turizm adresi. Turizm mevsimi kısa sürdüğü ve turistik altyapıya izin vermediği için gelenler çadır ve karavanlarda konaklıyor. Ayrıca belki Türkiye’deki en iyi ev pansiyonculuğu burada yapılıyor. Kapasitesi 1500 civarında. Ceneviz Kalesi, Sarıyayla Şelalesi, Melenağzı Köyü ve plajı, Çayağzı ve Akkaya plajları gidilmesi gereken yerlerden.
Düzce’ye bağlı Akçakoca, Karadeniz’in batı ucunda. Yeşil bitki örtüsü, 35 km. uzunluğundaki kumsal, hem ilçe merkezindeki hem köylerdeki temiz plajlar, akarsular, tarihi evler, kale ve mağaralar sayesinde tanınmış bir turizm adresi. Turizm mevsimi kısa sürdüğü ve turistik altyapıya izin vermediği için gelenler çadır ve karavanlarda konaklıyor. Ayrıca belki Türkiye’deki en iyi ev pansiyonculuğu burada yapılıyor. Kapasitesi 1500 civarında. Ceneviz Kalesi, Sarıyayla Şelalesi, Melenağzı Köyü ve plajı, Çayağzı ve Akkaya plajları gidilmesi gereken yerlerden.
Read On 0 yorum

AMASRA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Bartın’ın 17 km. kuzeyindeki Amasra, kuzeye doğru uzanan bir yarımada. Doğusundaki koya Büyük Liman, batısındakine Küçük Liman deniyor. Burası yazın haftasonları popüler bir nefes alma yeri. Kumsallar, balıkçı lokantaları, Çekiciler Çarşısı daima tıklım tıklım. Bir çok pansiyon ve otel var ama ev pansiyonculuğu da çok yaygın. Romalılar döneminden kalan Amasra Kalesi, Cenova Şatosu, Roma dönemine ait Kuşkayası Yol Anıtı görmeye değer. Sahilden denize girebileceğiniz gibi günlük tekne turlarıyla yarımadanın keyfini çıkarmanız da mümkün.
Read On 0 yorum

AĞVA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Ağva... İstanbul'un yanı başında, doğanın bütün hünerlerini sergilediği bir yeryüzü cenneti... Ağva, yemyeşil bir ormana yaslanmış, masmavi bir denize yüzünü dönmüş, iki nehir arasında kalmış bir doğa harikası....

Ağva, dört mevsim boyunca şehrin karmaşasından kaçmak isteyenleri kendine çekiyor. Çok kısa bir yolculuk sonunda Ağva 'da bambaşka bir dünyaya kucak açmak ve rüya gibi bir tatil yaşamak mümkün. İstanbul'a sadece 97 km uzaklıkta bulunan Ağva, huzur içinde bir tatil için ideal fırsatlar sunuyor.

Ağva otel açısından da zengin bir belde. Ayrıca, Ağva otel ve motelleri kendine özgü mimarileri ile hemen dikkat çekiyor. Ağva 'da bir otel arıyorsanız çoğunu Göksu Nehri kıyısında bulabilirsiniz. Ağva Göksu Nehri kıyısı haricinde Ağva merkezinde ve Ağva sahili kenarında tesislerde bulunmaktadır.

Read On 2 yorum

BORÇKA / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Artvin’in Borçka ilçesi, doğa açısından çok zengin. 27 km. uzaktaki Karagöl, 19. yüzyıl başında bugünkü Aralık Yaylası’nın yakınlarındaki bir tepenin, heyelan sonucu derenin önünü kapatmasıyla oluştu. Yaşlı ağaçlarla çevrili bölgede vaşak, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, dağ tavuğu ve yırtıcı kuşlar yaşıyor. Gölde sandalla gezmek her zaman bir zevk. Karagöl’de Orman Misafirhanesi var ayrıca çadır da kurulabilir. Camili Havzası (Macahel), Borçka’ya 50 kilometre mesafede, Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu tarafından tehdit altındaki 25 bölgeden biri. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından da izleniyor. Burada projeler yürüten (örneğin Macahel balı) TEMA Vakfı’nın bir misafirhanesi var.
Read On 0 yorum

ÇAMLIHEMŞİN / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Rize’ye bağlı Çamlıhemşin deyince akla gelen ilk şey, Ayder Yaylası. Yaylaya Çamlıhemşin içinden geçerek ulaşıyorsunuz. Ayder Yaylası’na çıkarken dünyanın korumada öncelikli 200 ekolojik bölgesinden biri olan Fırtına Vadisi’nden geçiliyor. Çamlıhemşin’e 19 kilometre uzaklıkta ve 1358 metre rakımlı Ayder’de 2 bin yatak kapasitesine sahip 25 otel ve pansiyon var. Suları 260 metre derinlikten çıkan, sıcaklığı 50 dereceye ulaşan Ayder kaplıcalarını da unutmayalım. Burada trekking yapmak için çok uygun alanlar bulunuyor. Ayder’de her temmuzda boğa güreşleri yapılıyor.
Read On 0 yorum

ŞİLE / Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Şile, İstanbul’a bağlı bir ilçe. Öteden beri İstanbullular için bir hafta sonu adresi. Deli denizi, şelaleleri, mağaraları ve dünyanın ikinci büyük deniz feneriyle ünlü. Fener, Kırım Savaşı sırasında, Karadeniz’den İstanbul’a girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış. Şile’ye İstanbul’dan günübirlik gidilebileceği gibi, konaklama için de sayısız alternatif var. İlçenin görülmeye değer doğal güzelliklerinin başında Onbir Göller Vadisi geliyor. Sofular Mağarası, Meşrutiyet Mağarası, Karabeyli İnleri, Değirmençayırı Şelalesi, Şile Kalesi, Heciz Kalesi, Sarıkavak Kalesi ve Ağlayan Kaya mutlaka görülmesi gereken yerler.
Read On 0 yorum

Karadeniz'in en güzel 10 kasabası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Şu anda Karadeniz’in tam sezonu. Yemyeşil yaylalar da, denize girilen plajlar da en güzel zamanını yaşıyor. Yolu Karadeniz kıyılarına düşenler için işte en iyi 10 Karadeniz Kasabası
Read On 0 yorum

MARMARIS

Cuma, Mayıs 08, 2009



MARMARIS, SU SPORLARI VE YATÇILIK IÇIN IDEAL MERKEZLERDEN BIRIDIR. EGE SAHILLLERININ MAVI YOLCULUK IÇIN BODRUM'DAN SONRA IKINCI BASLANGIÇ NOKTASI OLMA ÖZELLIGINI TASIR. MARMARIS MARINASI GÜNEY EGE'NIN EN BÜYÜK VE EN MODERN MARINASIDIR. ÜNLÜ KLEOPATRA PLAJI, ALTIN SARISI KUMU VE MAVININ HER TONUNUN BULUSTUGU DENIZI ILE GÖRÜLMEYE DEGERDIR. MARMARIS AYNI ZAMANDA HEMEN KARSISINDA YER ALAN RODOS'A ARABALI VAPURLARLA ULASIM OLANAGI TASIR. KOY ÜZERINE INSA EDILMIS, SAGLAM ÇAM AGAÇLARI ILE DESTKLENMIS DAGLARIN GÖLGESINDEKI MARMARIS, DENIZE YAKIN EN CAZIP DINLENME MERKEZLERINDEN BIRIDIR. MARMARIS'IN ZEVKLI BUTIKLERI, RENKLI ÇARSILARI VE ZENGIN MARKETLERI IYI BIR ALISVERIS FIRSATI YARATIR. MARMARIS'IN ÇARSILARINDA DERI ÜRÜNLERI, GÜMÜS VE ALTIN ISLEMELERI GÖRMEK MÜMKÜNDÜR. BURADAKI TÜRK HALILARI, TESKTIL ÜRÜNLARI, EL ISLEMELI YAPITLAR VE MARMARIS BALI IYI BILINMEKTEDIR.

ESKI MARMARIS, ANADOLU -RODOS - MISIR TICARET YOLU ÜZERINDE ÖNEMLI BIR BASAMAK TESKIL EDERDI. SIMDIKI MARMARIS KALESI DE TURISTLERIN YOGUN ILGISINI ÇEKMEKTEDIR.

RESTONLARIN ÇOGU LIMAN IÇI DIYE BILINEN BÖLGEDE YER ALIR. BALIK AGIRLIKLI MENÜLERE TÜRK YEMEKLERI DE ESLIK EDER.

MARMARIS'TE BARLAR ÇOGUNLUKLA "BARLAR CADDESI" OLARAK DA BILINEN KISA YALI BOYUNCA KARSILIKLI SIRALANIR. BARLARIN BIR KISMI DA UZUN YALI SOKAGI'NDADIR.
Read On 0 yorum

ARKEOLOJİK YÜRÜYÜŞ / Neandrea’dan Kestanbul’a

Pazartesi, Mayıs 04, 2009
Neandrea antik kenti Çanakkale’nin Ezine ilçesi sınırlarında. Çığrı Dağı’nın zirvesinde. 2800 yıllık kentin sadece surları ayakta. En ideal yürüyüş dönemi bahar. Gün batımında manzarası muhteşem. Sabah erken başlayacağınız ve birkaç saat sürecek yürüyüşün en cazip tarafı tarlaları kırmızya boyayan gelincikler. Rota Koçali civarındaki antik granit ocaklarında sona eriyor. Köy civarında üç eski granit ocağı var. Birinde uzunluğu yaklaşık 12 metre, çapı ise 170 santim olan yedi sütun bulunuyor. Ocaktan çıkarılma süreçleri görülüyor. Roma döneminde buradan Vatikan’dan Efes’e sütün gönderilirmiş. Yürüyüşte her adımınız tarihi bir bölgeden geçecek. Tarlada ansızın sütun parçası çıkacak. Bölge rüzgarlı. Mutlaka yağmurluk, bolca içecek su alın. Ezine’deki belediye otelinde konaklayabilirsiniz. Ocaklara otomobille de ulaşılıyor.
Çanakkale Geyikli yolundan Alexandreia Troas’a sapın. Önce kaderine terk edilmiş bu muhteöe kentten ayakta kalanları gezin, Roma döneminde de kullanılan Kestanbol kaplıcalarını geçtikten sonra varacağınız Uluköy’de veya Koçali’de kime sorsanız ocakları tarif eder. Diğer öneriler: Bafa Gölü, Likya yolu.
Read On 0 yorum

ADA YÜRÜYÜŞÜ / Gökçeada’nın Marmaros Şelalesi

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Dereköy’ün çıkışında sağa doğru bir yol ayrılır. Çoğu zaman zincir çekilidir girişine. Yazın yangın ihtimaline karşı bölge piknikçilere kapalı. Yol çam kokuları içinde kıvrıla kıvrıla aşağı iner. Uzaklarda Semadirek Adası belirir. Birkaç viraj sonra, sağa doğru açılmış yol çıkacak karşınıza. Bir zamanlar şelaleye otoyol açılması düşünülmüş, sonra vazgeçilmiş. Yola girdikten kısa süre sonra küçük bir patika çarpacak gözünüze. Kullanmadığı için bazı bölümleri bozuk olan patikayı takip edin. Tatlı bir eğimle vadi tabanına inecek. Vadideki dereyi görünce şaşıracaksınız. Bir adanın ortasında debisi böylesine yüksek bir derenin varlığı tam bir sürpriz. Şelaleye doğru kimi zaman derenin içinden, kimi zaman kıyısından yürüyeceksiniz. Birkaç küçük çavlandan sonra karşınıza 30-35 metreden dökülen şelale çıkacak. Kendinizi Amazon ormanlarında gibi hissedeceksiniz. Vadiye saklı bu müthiş mucizeye hayran olmamak elde değil. Antik Şelale ismini verdim bu doğa güzelliğine. Kimbilir antik çağdan bugüne kimler yüzdü havuzunda, çevresinde ne aşklar yaşandı. Şelalenin solundaki patikayı kullanıp, üstüne çıkmaya kalmayın sakın. Bozulduğu için inişi çok zor. En iyisi şelale suyunda yüzmek. Derenin içinden aşağılara yürüdüğünüzde, ikişer metrelik birkaç küçük engel aştıktan sonra, denize döküldüğü Marmaros Koyu’na varacaksınız. İri çakılı sahilin solundaki kayalardan denize girebilirsiniz. Denizsuyu mayıs başında 14 - 15 derece civarında. Kayalarda denizin oyduğu mağarada bir zamanlar foklar yaşarmış. Akşam güneşi Semadirek’in zirvesinde kaybolmadan yola çıkarsanız, yürüyerek bir saatte Dereköy’e dönebilirsiniz.
Read On 0 yorum

ŞEHİR YÜRÜYÜŞÜ / Beypazarı

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Bir yerleşimi iyi öğrenmenin en iyi yolu yürüyerek dolaşmaktır. Önerim, Ankara’nın konaklarıyla ünlü ilçesi Beypazarı. Belediye Başkanı Mansur Yavaş, son 10 yılda uyguladığı projelerle ilçede tarihi dokuyu ön plana çıkardı. Osmanlı konakları restore edildi, koruma altına alındı. Bir kısmı otel, pansiyon olarak da kullanılmaya başlandı. Çoğu üç katlı olan evler ahşap iskeletli ve kerpiç dolgulu. Bazılarının geçmişi 300 yıl öncesine uzanıyor. Kent içinde yürüdüğünüzde sadece konakların değil Beypazarı’nın diğer ürünlerinin de birer turizm objesine dönüştürüldüğünü hayretle izleyeceksiniz. Beypazarı kurusu, havucu ve telkarisi artık birer dünya markası. Kentin en güzel görüntüsü Karcıkaya Tepesi’nden izleniyor. Çarşı ve müze ise mutlaka görmeniz gereken yerler. Ara sokaklarda bir saatliğine de olsa farklı bir çağa ışınlanmanın, asude hayatların yaşandığı günlere dönmenin mutluluğunu yaşayın. Evinize döndüğünüzde o tarihi dokunun içinize işlendiğini hissedeceksiniz. Bir zamanlar konaklayacak pansiyonu bile olmayan Beypazarı’nda bugün birçok butik otel hizmet veriyor.
Read On 0 yorum

YÜKSEK YÜRÜYÜŞ / Güngörmez Dağı’nın etekleri

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Bu mevsimde 3500 metrenin üzerindeki dağların etekleri muhteşem çiçek örtüleriyle kaplanır. Güngörmez’in güney yamaçlarında, yani Çoruh Nehri tarafında bitki çeşitliliği etkileyicidir. Yusufeli’nden araçla yola çıkıp, karayolundan çevreli köyünden sapıp, yükselmeye başladıktan bir saat sonra Çamlıbel Yaylası’na varırsınız. Yayladaki ilkbahar görüntüsü eylül sonuna kadar sürer. Havalar ısındıkça biraz daha yükseğe çıkmanız yeterli. Sırtı takip edip 3000 metrelere kadar sorunsuz bir şekilde yürüyebilirsiniz. Rotanın bir tadı da arkanızda kalan muhteşem manzaradır. Yükseldikçe Çoruh Vadisi yavaşça belirir. Sonra tüm kıvrımları ortaya çıkar. Karlar henüz kalktığı için yol belli bir yerden sonra bozuk olabilir. Yayla civarındaki yürüyüş bile bahar coşkusunu yaşatır size. Yusufeli’nde konaklayabilirsiniz. Diğer öneriler: Kaçkar Dağları’nda Ayder’den Yukarı Kavran ya da Huser yaylası; Dedegöl Dağları’nda Kuzukulağı Yaylası, Aladağlar’da Emli Vadisi. Mutlaka bölgeden bir rehberle yürüyün.
Read On 0 yorum

YAYLA YÜRÜYÜŞLERİ / Erikli ve Beyazsu

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Aslında Erikli’de orman, dere, yayla yürüyüşü bir arada. Yalova’nın Çınarçık ilçesi yakınlarındaki Teşvikiye’den başlıyor yürüyüş. İlk aşaması bir dereyi geçip, üst üste akan birkaç şelalede sona eriyor. Daha sonra ormandaki bir patikadan iki saatte Erikli Yaylası’na varıyorsunuz. Yayladan yarım saatlik yürüyüşle, derenin üzerindeki en büyük şelaye vardığınızda rota tamamlanıyor tamamlanıyor. Beyazsu ise sırtını Karçal Dağları’na dayamış olağanüstü bir yayla. Mayıs ortasından itibaren her yanı çiçek örtüsüyle kaplanıyor. Bitki çeşitliliği açısından dünyanın sayılı bölgelerinden Karçal Dağları’nın en etkileyici yaylası ismini girişinde beyaz köpükler çıkararak akan sudan alıyor. Burada birkaç kilometrelik çok sayıda yürüyüş rotası var. Aralarında en güzeli Beyazsu - Yıldızlı Göl etabı. Ancak göl hazirana kadar kar altında olabilir. Köpürerek akan dere, çevresindeki vadi, yeşile hasret duyanlar için bir cennet. Artvin’in Borçka ilçesinde konaklayabilir, karayolundan 50 kilometrelik yolculukla Beyazsu’ya ulaşabilirsiniz.
Read On 0 yorum

GÖL YÜRÜYÜŞÜ / İznik Gölü

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Bursa’nın İznik İlçesi, gölün yanı sıra çinileri ve önemli Bizans kalıntılarıyla tanınır. Oysa iki özelliği daha var: Baharda Akira Kurosowa’nın “Düşler” filmini anımsatıyor. Birbiri ardına çiçeklenen erik, elma, şeftali bahçeleri, ardından kırlarda göz alabildiğine uzanan gelincik tarlaları İznik’i hayal mekanına dönüştürür. Bölgede bir çok yürüyüş rotası var. Benim en sevdiğim rotalar Çampınar Köyü civarında. Avdan Dağı eteğindeki köyün İznik’e uzaklığı 7 kilometre. Önereceğim rotası Zeytince Dağ Evi’nden başlıyor. Dağ evi kentin karmaşasından kaçarak kendini doğanın kucağına atan Atilla Ulaş ve eşine ait. Kullanmadıkları birkaç odayı da konuklarına açmakta tereddüt etmiyorlar. Uzun süre yemyeşil çayırlıklarda devam eden rota bir vadiye girdikten sonra Avdan Dağı’na doğru tırmanıyor. Bir süre sonra İznik Gölü manzarası çıkıyor ortaya. Sırtlar boyunca hiç kaybolmuyor. Daha sonra elma, kiraz bahçeleri, üzüm bağlarının arasından geçip tekrar Zeytince Dağ Evi’ne geri dönülüyor. Toplam yürüyüş süresi 3-4 saat. İznik merkezinden Yenişehir Kapısı yönünde, surlardan sonra Şerefiye- Nüzhetiye tabelasından sola dönün Şerefiye tabelasının yanındaki toprak yola girin. Bir kaç dakika sonra Zeytince Dağ Evi’ne varırsınız. 0535 474 29 81 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.
Read On 0 yorum

MACERA YÜRÜYÜŞÜ / Soğukdere’den Menekşe Yaylası’na

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Yuvacık Barajı’nın kenarındaki Karaaslan Kamping’den başlayan yürüyüş yaklaşık beş saat sürüyor. Menekşe Yaylası’nda gelen Soğukderenin suyu yaz aylarında azalır ama bu mevsimde dikkat etmek gerekiyor. Kimi zaman dere kenarından, kimi zaman da dereninin içinden yürünerek üç, dört saatte Aytepe’nin eteklerine varırsınız. Zamanınız varsa, Veysel Amca’nın mütavazı mekanında konaklayın. Kondüsyonunuz yeterliyse yürüyüşü uzatıp, Menekşe Yaylası’na da gidebiliriniz. Dere yürüyüşünün son etapları biraz riskli. Yürürken maksimum dikkat göstermekte fayda var. Eğer bölgeye ilk kez gidiyorsanız, rotayı bilmiyorsanız yanınıza mutlaka bölgeden bir rehber alın.
Read On 0 yorum

Sülüklü Göl / FOTOĞRAF YÜRÜYÜŞÜ

Pazartesi, Mayıs 04, 2009

Bahar tüm fotoğrafçılar için caziptir. Canlı renkleri çok uğraşmadan bulursunuz. Ben baharda sülüklü gölü tercih ediyorum. Hem manzara hem makro hem de kuş fotoğrafçılığı için ideal. Özellikle fotoğrafa yeni başlayanlar için düşük enstantene şelale çekmek için ideal. Biraz dikkatli olursanız özenle saklanan ters laleyi bile yakalayabilirsiniz. Yaklaşık 300 yıl önce, büyük bir heyelanla oluşan göldeki ağaçlar da çok güzel. 200 civarında kuruyup yıkılmamış meşe, göknar var. Büyük gölün yanı sıra civarda birkaç da küçük göl bulunuyor. İstanbul’dan yaklaşık 200 kilometre uzaklıkta. Ankara karayolundan Akyazı ayırımından sapın. Tabelalarla milli parkın girişini bulacaksınız. Diğer öneriler: Terkos, Abant, Yedigöller, Kıbrısçık- Sebene arasındaki yaylalar.
Read On 0 yorum

CANCIK OTEL

Salı, Nisan 28, 2009





Yer: Çamlıhemşin

"Türkiye'nin en vahşi ve muhteşem vadisinde, müthiş sevimli bir yolgeçen hanı. Alt katı kahve, saloon, herşeyci dükkanı: Sultan Palamut'tan kalma sigara kutusu koleksiyonları ve antika Tekel şişeleriyle döşeli. Karadeniz yaylalarına özgü isli çam kokusu sinmiş. Günün her saatinde eksantrik ve renkli insanlar girip çıkıyor. Üst kattaki eski odalar tamamen yalın. Sonradan eklenen müstakil evcikler daha donanımlı. Derenin üzerine tekne güvertesi gibi uzanan taraçası var. Dağ peynirinden enfes muhlama yapıyorlar.

Berbat bir ham yoldan bir saat kadar giderek varılıyor. Tatos ve Verçenik yaylalarının yolunun ayrıldığı yerin adı Çat: üç-beş ev, kulakları sağır edercesine akan birkaç dere, orman. Hemen her zaman sisli ve ıslak. Bulutlar biraz dağılacak olursa Garmesa dağının karlı zirveleri görünüyor"

Ev sahibi : Rasim, Zeki, Tahsin Mafratoğl
Adres : Çat, Çamlıhemşin 53750 Rize
Telefon : (0464) 654 41 20
Email : cancik@smallhotels.com.tr
Kapasite : 9 birim , 25 toplam yatak
Yaz fiyatları (iki kişi) : TL 80

Read On 0 yorum

CANCIK OTEL BAHÇESİ (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
Rize Çamlıhemşin’in Çat Köyü’nde hem otel, hem pansiyon, hem de kamp alanı olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 50 çadırlık kapasitesi var. Kendi çadırınızla giderseniz hiçbir konaklama ücreti talep edilmiyor. Sadece buradaki restoranı ve marketi kullanmanız isteniyor. Eğer çadırınız yoksa, size bir tane temin ediyorlar. Fiyatı 15 YTL. Nisan ayında açılan pansiyon kasım ayının ortalarına kadar hizmet veriyor. Kampçılar için özel bir mutfağı yok ama otel mutfağını kullanma imkanı sağlıyor. Dere kenarındaki mekanda ister yürüyüş parkurunda vakit geçirebilir, isterseniz yaylalara çıkarak serin bir yaz günü yaşayabilirsiniz.
RİZE / Tel: (464) 654 41 20
Read On 3 yorum

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
Gölleri ve eşsiz doğası ile üç mevsim kampçıların ilgisini çekiyor. İlkbahar, yaz ve sonbaharda 100 çadırlık kamp alanından faydalanan tatilciler, günübirlik doğa yürüyüşü, sportif olta balıkçılığı ve amatör fotoğrafçılık ile vakit geçirebilir. Kamp alanı 2 gölün arasında, ağaçların gölgesinde. Çadırı kendiniz getiriyorsunuz. Milli parkın su ve tuvaleti kullanılıyor. Elektrik yok. Geceleri ateş yakıp etrafında eğlenmek serbest. Çadırlardan günlük 7 YTL alınıyor.
İSTANBUL
Read On 0 yorum

İNBÜKÜ ORMAN KAMPI (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
1500 dönümlük milli park alanında bulunan İnbükü Orman Kampı’nın sadece 26 dönümü çadır ve karavan kullanımına ayrılmış. Yaklaşık 130 çadır aynı anda kurulabiliyor. Tuvalet, duş, çamaşırhane, bulaşıkhane, otomatik çamaşır makinesi ve 4 km.’lik sahilinde iskelesi bulunuyor. Sahili hem kum, hem kayalık, hem de sarp kayalık olduğundan balık avlamak için ideal. Kamp alanında sadece 4 kişilik çadır veriliyor ve karşılığında 8 YTL alınıyor. Karavanlar içinse 9 YTL ödemek yeterli. İsteyenlere günde 2.85 YTL karşılığında elektrik sağlanıyor. Bu sene plaja voleybol ağı, kano ve deniz bisikletleri yerleştirilmiş.
MUĞLA / Tel: (252) 436 91 19
Read On 0 yorum

ÖNDER KAMPİNG (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
15 dönümlük arazi üzerinde 600’e yakın karavan ve çadır kapasitesine sahip. Oldukça ferah ve dinlendirici bir mekan. Yat Limanı’nın hemen karşısında yer alan kamp alanında havuz, duş, tuvalet, sıcak su ve bulaşık yıkama alanları yer alıyor. Ancak alışveriş için biraz ilerideki markete gitmeniz gerekiyor. Kişi başı çadırda konaklama ücreti 4 YTL. Çadır için ayrıca 2 YTL ödemeniz yeterli.
AYDIN / Tel: (256) 618 15 90
Read On 0 yorum

GÖKOVA ORMAN KAMPI (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
Muğla’nın Akyaka Beldesi sınırları içerisinde. 30 dönüm üzerine kurulu. 300 çadır ve 70 karavan kapasitesi var. 2 km’lik sahil şeridi bulunan Gökova Orman Kampı’nın denize uzaklığı 150 metre. Kamp alanı 8 koy içeriyor. Tüm koylarda denize giriş için hazırlanmış iskeleler var. Kampçılara verilen hizmetler arasında elektrik, çamaşırhane, bulaşıkhane, mutfak, güneş ısıtmalı açık-kapalı duş, sıcak ve soğuk su, market, kafe ve restoran bulunuyor. Su sporlarının yanı sıra çeşitli spor aktiviteleri de rahatlıkla yapılabiliyor. Çadır başına günlük 8.75, karavan başına 10 YTL ücret alınıyor.
MUĞLA / Tel: (252) 243 43 98
Read On 0 yorum

KAŞ KAMPİNG (Türkiyenin en iyi 10 kamp alanı)

Cuma, Nisan 24, 2009
Antalya’nın Kaş İlçesi’ndeki Kaş Kamping, ilçe merkezine yakınlığıyla dikkat çekiyor. 26 yıldır hizmet veren mekanın işletmeciliğini Nejat Beşkardeş, müdürlüğünü de Sedat Ateş yapıyor. Deniz kenarından 7 dönüm arazi içerisinde kurulu. Çadır, karavan, bungalov olmak üzere toplam 60 konaklama kapasitesi var. Çadırıyla tatil için gelenler; duş, tuvalet, yiyecek, içecek gibi plaj hizmetlerinin hepsinden yararlanabiliyor. Kişi başı fiyatı 10 YTL. Gençler ve yabancı turistler, buranın müdavimleri.
ANTALYA / Tel: (242) 836 10 20
Read On 0 yorum

Popüler Yayınlar


Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Pda Türkiye